...

Absolute Agency Dating Service

• BAŞ AĞRILARI

Kategori: SAGLIK

Gerilim Başağrısı
Gerilim baş ağrısı baş ağrıları içinde en sık görülen tiptir. Çevresel faktörlerin değişmesi, aşırı sorumluluk yüklenme, düş kırıklıkları, ailesel ve ekonomik sorunlar gibi insan yaşamındaki önemli değişiklikler sonucu yüz, baş ve boyun kaslarının sürekli gerilmesi ile ortaya çıkan şiddetli baş ağrısıdır. Çoğu kez hasta kendi kendisine migren tanısı koyar. Oysa hem mekanizma hem de tedavi yönünden gerilim baş ağrısı migrenden çok farklı bir biçimde ele alınmaktadır. 

Gerilim baş ağrısının en önemli özelliği genellikle boyun bölgesinden başlayarak tepeye doğru yükselmesi ve sıkıştırıcı bir ağrı şeklinde seyretmesidir. Hastalar çoğu kez bu durumu başın cendereye alınmış gibi sıkıştırılması şeklinde nitelendirirler. Bu belirtinin yanısıra bir çok hastada başta yanma hissi, keçeleşme, dokunma ile hassasiyet gibi bulgular ortaya çıkar.

Migrenli hastalar kuytu sessiz bir yer ararken gerilim baş ağrısından yakınan hastalar tam tersi gezmek dolaşmak isterler.

Gerilim baş ağrısı migrenin aksine tek bir bölgeyi tutmaz. Daha yaygın bir seyir gösterir. Gün ilerledikçe şiddetlenir. Saatler boyunca sürer gider.

Migrende ağrı öncesinde görülebilen görme bozukluğu ve diğer belirtiler gerilim baş ağrısında yoktur.

Gerilim baş ağrısında baş, boyun ve omuz bölgesi kaslarında basınç uygulamakla yansıyan ağrının ortaya çıkmasına neden olan tetikleyici noktaların (trigger points)  ortaya çıkması önemli bir bulgudur.

Kas kasılması baş ağrısının tedavisinde son yıllarda önemli adımlar atılmıştır. Kas gevşetici ilaçların yanısıra depresyona karşı kullanılan ilaçlar son derece etkili olmaktadır.

İlaçların yanısıra çeşitli ilaç dışı yöntemler de baş ağrılarının kontrolünde sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemlerin başında gevşeme eğitimi ve biofeedback gibi psikolojik girişimler gelmektedir. Hastalara nasıl gevşeyecekleri öğretilmekte ve bunun için biofeedback adı verilen elektronik cihazlardan yararlanılmaktadır. Bu yöntem özellikle kas kasılması baş ağrılarının tedavisinde son derece etkilidir.

İlaç tedavisine ve gevşeme eğitimine dirençli ağrılarda baş, boyun ve omuz bölgesinde tespit edilen tetikleyici noktalara çeşitli enjeksiyonlar yapılarak kasların gevşetilmesi ve böylece ağrının kontrol altına alınması yoluna gidilir.

Prof. Dr. Serdar Erdine

Küme Başağrısı

Özellikle göz çevresinde alın ve şakakta tek taraflı olarak görülen ağrılardır. Zaman zaman ortaya çıktığı ve baş ağrısı kümelerine yol açtığı için Küme Baş Ağrısı adı çok yaygın olarak benimsenmiştir.

20-40 yaş arası erkeklerde daha sık ortaya çıkar. Ailesel olarak ortaya çıkışı enderdir. Çocuklarda çok nadir görülür.
 
Küme baş ağrılarının tipik özellikleri vardır. Ağrı ataklar şeklinde gelir. Genellikle uyuduktan 3-5 saat sonra ya da sabah saatlerinde, hemen her gün çalar saatle ayarlanmış gibi belirli bir zamanda başlar. Ağrı tek taraflıdır ve çok şiddetlidir. En çok göz çevresinde, gözün arkasında, şakakta hissedilir. Baş ağrısı ile birlikte gözde kızarma, kanlanma, yaşarma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, alında ve yüzde terleme, göz kapağında şişme ve göz kapağı düşüklüğü bulunabilir. Çok şiddetli olan bu ağrı krizleri 15 dakika – 3saat arası sürer. Bundan sonra hasta dakikalar içinde yeniden rahatlamaya başlar. Bu ataklar günde birçok kere görülebileceği gibi günaşırı da olabilir.

Küme baş ağrısı birkaç hafta ile aylar sürebilen krizler şeklinde olur. Arada birkaç ay süren krizsiz dönem vardır. Krizler sıklıkla 4-8 hafta sürer. 1 haftadan 12 aya kadar da değişebilmektedir.

Alkol ve sigara tüketiminin küme baş ağrısı ataklarının sıklık ve şiddetini arttırabileceği bilinmektedir.

Küme baş ağrısından yakınan hastalarda baştaki damarların aşırı genişlemesini işaret eden bazı bulgular vardır. Ancak bu ağrıların nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Tedavisinde ataklar sırasında ağrının şiddetini azaltmaya yönelik ve atakların oluşmasını engelleyen çeşitli ilaçlar kullanabileceği gibi ilaç tedavisine dirençli hastalarda çeşitli sinir blokları da uygulanabilir.

Prof. Dr. Serdar Erdine

Günlük Başağrısı

Her insan zaman zaman baş ağrılarından yakınır. Baş ağrıları her zaman belirgin bir nedene ya da hastalığa bağlı olmayabilir. Günlük süreğen baş ağrısı terimi bu ağrıları tanımlamak için kullanılmaktadır.

Baş ağrısı kliniklerine başvuranların %30-40'ını günlük süreğen baş ağrılı hastalar oluşturur. Pek çoğuna önceden yanlış olarak migren tanısı konmuş ve migren tedavisi uygulanmıştır. Ancak hastalar bu tedaviden fayda görmediklerini ifade ederler. Bu hastaların yarısından fazlası hemen hemen her gün kontrolsüz bir şekilde ağrı kesici ilaç kullanmakta olduklarını belirtirler. Tüm ilaçlar gibi ağrı kesici ilaçların da doktor kontrolü olmadan gelişigüzel kullanımı istenmeyen sonuçlar doğurur. Bu hastalarda baş ağrısının günlük hale gelmesinin en önemli sebebi ağrı kesicilerin aşırı kullanımıdır. Ağrı kesici alınmadığında baş ağrısı ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu baş ağrısı tipine analjezik (ağrı kesici) çekilme baş ağrısı da denir.

Hastalarda baş ağrısı neredeyse her gün vardır. Sabah kalkar kalkmaz ağrı fark edilir. Ağrının tipi ve yeri değişkenlik gösterir. Ağrı ile birlikte bulantı, yorgunluk, uyku bozuklukları, hafıza ve konsantrasyon bozukluğu görülebilir.

Günlük süreğen baş ağrılı hastalar genellikle değişik doktorlara başvurup gerekli gereksiz tetkikleri yapılmış ve çeşitli tedaviler uygulanmış, ya da tedaviyi kendileri şekillendirmişlerdir.

Tedavide kullanılan ilaçların doktor kontrolü altında kesilmesi gereği vardır. İlaçların kesilmesiyle birlikte bir süre artan baş ağrılarıyla karşılaşılabilir. Bu dönemde hasta ağrı kesici ilacın çekilmesi nedeniyle oluşabilecek belirtilerin giderilmesi için hekiminin önereceği çeşitli ilaçları kullanmalıdır.

Unutulmaması gereken bir başka nokta ağrı kesici ilaçların kontrolsüz şekilde aşırı kullanımının sindirim sistemi ve böbrekler başta olmak üzere vücuda ciddi zararlar verebileceğidir. Hem günlük baş ağrılarından kurtulmak hem de bu zararlardan korunmak için kontrolsüz ilaç kullanımı doktor kontrolü altında sonlandırılmalıdır.

Prof. Dr. Serdar Erdine

Boyun Kaynaklı Başağrıları

Sanılanın aksine baş ağrıları her zaman beyinden ya da baştaki diğer yapılardan kaynaklanmaz. Baş ağrılarının boyundan da kaynaklanabileceği çok önceleri düşünülmüş, yıllarca tartışılmış ve 1983 yılında servikojenik (boyun kaynaklı) baş ağrısı terimi tıbba girmiştir.

Boyun veya kafa arkasında yer alan sinir kökü, kemik, kas, eklem ve disk gibi yapıların çeşitli bozuklukları baş ağrısı şeklinde belirti verirler. Ağrı prensip olarak tek taraflı baş ağrısıdır. Ancak boyundaki bozuklukların yerine ve derecesine göre her iki tarafta da ağrı ortaya çıkabilir. Boyun hareketlerinde çeşitli yönlerde hareket kısıtlılığı, baş ağrısının çeşitli boyun hareketleriyle ortaya çıkarılabilmesi mevcut olabilir. 

Boyun kaynaklı baş ağrısından yakınan hastalarda sert spor yapma, baş ve boyun travması (örneğin, trafik kazası) öyküsüne sıklıkla rastlanır. Basit bir çarpma şeklindeki bir trafik kazası bile sonradan boyun kaynaklı baş ağrısına neden olacak bir hasara yol açabilir. Böyle bir durumda başın kamçı şeklinde hızla ileri geri hareket etmesi hasarı oluşturabilir.

Ağrının şiddeti ve süresi hastadan hastaya değişmektedir. Ağrı genellikle boyundan başlar, zonklayıcı ve batıcı olmayan bir karakterdedir. Bulantı, ışığa ve sese hassasiyet gibi migrende belirgin olarak ortaya çıkan bazı belirtiler boyun kaynaklı baş ağrılarında da görülebilirse de bunlar, migrendekinden daha seyrek ve daha az belirgindirler. Fakat ne yazık ki pek çok baş ağrısı tipinde olduğu gibi, boyun kaynaklı baş ağrısı hastaları da yanlış olarak migrenli muamelesi görmüş ve migren tedavisi almışlardır.

Tedavide ağrı kesici ilaçlardan sınırlı fayda sağlanır. Fizyoterapinin boyun hareketlerinin rahatlamasını sağlayarak ve boyundaki kas kasılmalarını gidererek fayda sağladığı bilinmektedir. En etkili tedavi yöntemi boyunda yer alan ve ağrıyı ileten sinirlerin radyofrekans termokoagülasyon yöntemiyle bloke edilmesidir. Bunların içinde en belirgin olanı da boyun hareketlerini sağlayan ve boyun omurları arasında yer alan faset eklemler dediğimiz eklemlerin sinirleridir. 
Prof. Dr. Serdar Erdine

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

...

SAYFALARINIZDAN PARA KAZANMAK İÇİN TIKLAYIN VE GOOGLE ADSENSE'A ÜYE OLUN

Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

Son yazılar

Kalp hastalıkları küresel bir salgın olma yolunda emin adımlarla
BAŞ AĞRILARI

GOOGLE'DA ÜST SIRALARDA YER ALMAK VE DAHA ÇOK KAZANMAK İÇİN HEMEN KAYDOLUN

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

FİREFOX İLE ZAMAN KAYBETMEZSİNİZ SAYFALARINIZ DAHA HIZLI AÇILIR TIKLAYIN VE HEMEN KULLANMAYA BAŞLAYIN

Arkadaşlar

kurtlarvadisi
gizlidusler
istiyorsan
muslihiddin
privateer
impossiblefairylate
silaa
vadideteror
netmaymunu
yaprakdokumuu
yerlidiziler
ofluhoca
kimdir
helva
iraqfoto
maccun
mesirium

PİCASA 2'Yİ İNDİRİN VE FOTOĞRAF ALBÜMÜNÜZÜ HEMEN GOOGLE'DA YAYINLAMAYA BAŞLAYIN


Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa

Whats Your Google PageRank?